Aksaray / Metin Kurt / Yeniçağ
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Hırvatistan ve Bulgaristan sınırlarında 90/180 gün kuralı nedeniyle sıkıntı yaşayan Türk tır ve nakliye şoförlerinin sorununu gündeme getirdi. Ağıralioğlu, şoförlerin Avrupa’ya yerleşme amacı gütmeden, Türkiye’nin ihracatını ve ticaretini taşımak için yollarda bulunduğunu vurgulayarak kalıcı bir çözüm için diplomatik girişimlerde bulunulması çağrısında bulundu.
“TÜRK ŞOFÖRÜNÜ SINIR KAPILARINDA ÇARESİZ BIRAKAMAYIZ”
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Avrupa sınırlarında 90/180 gün kuralından etkilenen Türk uluslararası nakliye şoförlerinin durumuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Ağıralioğlu, yaşanan zorlukların yalnızca şoförleri değil, aynı zamanda Türkiye’nin üretim ve ihracat işleyişini de etkilediğini belirterek yetkilileri harekete geçmeye davet etti.
Hırvatistan ve Bulgaristan sınırlarında tartışılan bu sorunla ilgili dikkat çeken Ağıralioğlu, Türk şoförlerinin Avrupa ülkelerine yerleşmek için değil, Türkiye’de üretilen ürünleri uluslararası pazarlara ulaştırmak amacıyla yola çıktıklarını ifade etti.
Ağıralioğlu, konuya dair değerlendirmesinde, “Türk şoförünü Avrupa’nın sınır kapılarında çaresiz bırakmak kabul edilemez!” diyerek sorunun bir an önce çözülmesi gerektiğinin altını çizdi.
90/180 GÜN KURALI NAKLİYE SEKTÖRÜNDE ÖNE ÇIKIYOR
Avrupa’ya uluslararası taşımacılık yapan sürücülerin karşılaştığı zorluklar, Türkiye’nin dış ticareti ve lojistik faaliyetleri açısından büyük önem taşıyor.
Schengen bölgesinde kısa süreli kalışlarda uygulanan 90/180 gün kuralı, genel anlamda herhangi bir 180 günlük dönem içinde en fazla 90 gün kalınmasına dair bir sınırlama getiriyor. Uluslararası taşımacılık yapan sürücülerin bu kurala bağlı olarak yaşadığı sorunlar ise sefer planlaması ve sınır geçişleri açısından tartışmalara neden oluyor.
Ağıralioğlu, Türk şoförlerinin çalışma amacıyla gerçekleştirdiği seyahatlerin bürokratik engeller yüzünden mağduriyet yaratmaması gerektiğini dile getirdi. Şoförlerin Türkiye’nin ürettiği ürünleri dünya pazarlarına ulaştırdığını hatırlatan Anahtar Parti lideri, meselenin sadece bireysel bir sorun olarak ele alınmaması gerektiğine dikkat çekti.
ULUSLARARASI ŞOFÖRLER DERNEĞİNİN ÇAĞRISINA DESTEK VERDİ
Açıklamasında Uluslararası Şoförler Derneği’nin çağrısına da değinen Ağıralioğlu, ilgili kurumları sorunun çözümü için diplomatik girişimlerde bulunmaya davet etti.
Uluslararası taşımacılık yapan sürücülerin çalışma koşullarını doğrudan etkileyen bu tür meselelerin kalıcı şekilde çözüme kavuşturulması gerektiğini vurgulayan Ağıralioğlu, geçici çözümler yerine sektörün ihtiyaçlarını gözeten bir düzenlemenin yapılmasının gerekliliğini belirtti.
Ağıralioğlu, profesyonel şoförler için kalıcı bir çözüm sağlanması gerektiğini ifade ederek gerekli görülmesi halinde mütekabiliyet ilkesi dâhil olmak üzere tüm diplomatik ve hukuki seçeneklerin değerlendirilmesini istedi.
“TÜRKİYE’NİN ÜRETİMİ, İHRACATI VE EMEĞİ”
Ağıralioğlu’nun açıklamasında öne çıkan hususlardan biri de sınır kapılarındaki sorunların ekonomik boyutu oldu.
Türkiye’nin ihracat ürünlerini uluslararası pazarlara ulaştıran nakliye sektörü, dış ticaret zincirinin önemli parçalarından biridir. Şoförlerin hareket kabiliyetini etkileyen uygulamalar ve sınır geçişlerinde yaşanan aksaklıklar ise taşımacılık faaliyetlerinin planlamasını zorlaştırabilir.
Bundan dolayı meselenin yalnızca şoförlerin seyahat ve çalışma koşulları üzerinden ele alınmaması gerektiğini savunan Ağıralioğlu, Türkiye’nin ticari çıkarlarının da göz önünde bulundurulmasını talep etti.
Anahtar Parti Genel Başkanı açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Unutulmamalıdır ki sınır kapılarında bekletilen sadece şoförümüz değildir. Bu durum Türkiye’nin üretimi, ihracatı ve emeğidir.”
KALICI ÇÖZÜM İÇİN DİPLOMATİK ADIM BEKLENTİSİ VAR
Ağıralioğlu’nun açıklamaları, uluslararası taşımacılık alanındaki Türk şoförlerinin Avrupa’daki hareketlilik ve çalışma koşullarına dair tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Sorunun çözümü için ilgili kurumların Avrupa ülkeleriyle irtibat kurması; mevcut uygulamaların uluslararası taşımacılığa olan etkilerinin değerlendirilmesi; ayrıca şoförlerin mesleki faaliyetlerini sürdürebilmeleri için kalıcı çözümlerin üzerinde durulması gerektiği mesajı verildi.
Özellikle uluslararası taşımacılık sektöründe görev alan profesyonel sürücüler açısından öngörülebilir ve sürdürülebilir bir sistemin kurulması önemlidir. Ancak olası bir düzenlemenin kapsamı ve uygulanabilirliği; ilgili ülkelerle gerçekleştirilecek diplomatik görüşmeler sonrasında netleşecektir.
Ağıralioğlu açıklamasını Türk şoförlerinin haklarının korunmasının aynı zamanda Türkiye’nin ekonomik çıkarlarının korunması anlamına geldiğini belirterek tamamladı:
“Türk şoförünün hakkını korumak demek; Türkiye’nin hakkını korumaktır!”
Anahtar Parti liderinin çağrısı, uluslararası taşımacılıkta karşılaşılan sorunların çözüme kavuşabilmesi için diplomatik girişimlerin yanı sıra sektörün ihtiyaçlarını dikkate alan kalıcı düzenlemelerin önemini tekrar hatırlattı.